Geçtiğimiz yıl Diyarbakır’da düzenlenen bir anma etkinliğinde, Cumhuriyete karşı silahlı ayaklanma başlatan Şeyh Sait’in anılması gündeme oturdu. Bu etkinlikte, HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç tarafından cumhuriyete yönelik ağır ifadeler kullanılarak, Şeyh Sait’e övgüler sıralandı. Anma töreninde ayrıca şeriatı temsil eden çeşitli eylemler gerçekleştirildi ve bu durum kamuoyunda geniş yankı buldu.
Laiklik Meclisi üyesi Avukat İsmail Sami Çakmak ise, söz konusu etkinlikteki ifadeler ve eylemler nedeniyle suç duyurusunda bulundu. Ancak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan suç duyurusunu inceleyerek, kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Bu karar, özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerini koruma adına önemli bir tartışma başlattı.
Karara itiraz eden İsmail Sami Çakmak, Türkiye Cumhuriyeti’nin kutsal değerlerinin bu şekilde hiçe sayıldığına dikkat çekti. Çakmak, Cumhuriyet’in varlığını tehdit eden irticai eylemlerin göz ardı edildiğini ve Başsavcılığın görevini kötüye kullandığını ifade ederek, verilen karara karşı yasal süreci devam ettireceğini açıkladı. Bu gelişmeler, Türkiye’de ifade özgürlüğü ile devlet değerlerinin korunması arasındaki hassas dengenin yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
