Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan ve henüz taslak aşamasında olan Türkiye raportoru, Avrupa ülkelerinin Türkiye üzerindeki yaklaşımını sert bir dille eleştirdi. Raporda, özellikle ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı gibi temel hakların ciddi ölçüde zedelendiğine vurgu yapılarak, bu meselelerde olumlu adımlar atılması beklenirken, Avrupa ülkelerinin olaylara karşı gösterdikleri sessizlik ve yetersiz tepki ele alındı.
Birçok uzman ve politika yapıcı, rapordaki ifadeler ışığında, Avrupa Birliği’nin ve üyelerinin Türkiye’deki gelişmeler karşısında daha kararlı adımlar atması gerektiğini belirtti. Özellikle, adalet bakanlığının yetkilerinin genişletilmesi ve hukuki reformlar çerçevesinde yaşanan gelişmelerin uluslararası toplum nezdinde ciddi endişelere yol açtığı ifade edildi. Ayrıca, taslakta, Avrupa ülkelerinin yaşananlara karşı gösterdiği üyelik ve üyelik adaylığı beyanlarından öteye geçmeyen, cılız ve yetersiz sesler eleştirildi.
Rapordaki en dikkat çekici bölüm ise, Avrupa kurumlarının ve birçok üye ülkesinin, hukukun üstünlüğünün aşındığı bu süreçteki pasif duruşu oldu. Bu durumun, bölgedeki istikrar ve demokratik değerler adına ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulanırken, yetkililer, Türkiye’nin insan hakları ve yargı bağımsızlığı alanındaki gelişmelerine daha etkin ve somut adımlarla yaklaşması gerektiğinin altını çizdi. Bu kapsamda, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik olası yaptırım ve diğer uluslararası mekanizmaların devreye sokulması çağrıları güç kazandı.
